İnovasyona Bakışımız

İleri görüşlü bakış açımız

İnovasyon, 180 yıldır DNA’mızda bulunuyor. Büyümeyi bu şekilde yönlendiriyor, maliyetleri azaltıyor ve değer yaratıyoruz.

İnovasyonun tüketiciyle başladığına inanıyoruz. Tüketicilerin günlük hayatına dair bilgi edinerek "ihtiyaç duyulan" ile "mümkün olan"ı bir araya getiriyoruz. Hedefimiz, markalarımızın tercih edilirliğini sağlamak ve anlamlı bir değer ortaya koymak için farklı fiyat kademelerinde ürün seçenekleri sunmak.

Şirketimizin tarihi boyunca, Ariel, İpana, Pantene, Prima, Orkid, Febreze, Fairy ve Gillette gibi yenilikçi ürünleri tüketicilerin beğenisine sunduk. Ayrıca globalde “Çocuklar İçin Güvenli İçme Suyu” gibi programlarla sosyal yeniliklere de yön verdik. İş alanında yenilikçilik söz konusu olduğunda, perakendecilere doğrudan satış yapan ilk şirket ve marka yönetiminin yaratıcısı da olduk.

Araştırma ve Geliştirme

İnovasyona bakış açımızın kalbinde Ar-Ge'nin yaklaşık 8 bin çalışanı yer alır. Çeşitli disiplinlerden gelen bu çalışanlarımız, beş kıtada bulunan İnovasyon Merkezleri’nde görev almaktadır.

Kökleri öğrenme ve üretkenliğe dayanan bir kültüre sahip araştırmacılarımız, aynı zamanda becerilerini çeşitli kategorilere uygulayan birer teknik uzmandır. Araştırmacılarımız sayısallaştırma, modelleme, simülasyon ve prototip oluşturma becerilerini tüketicilerimize dünya standartlarında yenilikler sunmak için kullanırlar.

P&G bünyesindeki İnovasyon Merkezleri’nin sıra dışı çalışanları, 1990 yılında dünya genelindeki Ar-Ge organizasyonumuzda yer alan ve ideal insan kaynaklarına ulaşmak amacıyla kurulan “The Victor Mills Society”e kabul edilerek onaylanır.

İnovasyonla dolu bir geçmiş

FlexBall Teknolojisi içeren Gillette Fusion ProGlide , Prima Premium Care ve Orkid Platinum, Ariel Sıvı Deterjan gibi ürünlere sahip olan P&G'nin inovatif markaları oluşturmakta kararlıdır. Bu yaklaşım sadece markalarımızla sınırlı kalmamış, zamanla ürünlerin de ötesine geçmiştir. İlk günden itibaren sadece ürünleriyle değil aynı zamanda iş hayatı ve sosyal alandaki yeniliklerde de P&G lider pozisyonunu korumuştur.

William Cooper Procter tarafından kurulduğumuzda, şirketin çıkarları ile çalışanların çıkarlarının birbirinden ayrı tutulmaması gerektiğinin farkındaydık. 1887'de, 50 yıllık bir geçmişe sahipken P&G, kâr paylaşımı programını yaratarak sosyal yenilikçilik alanının ön saflarında yer aldı. Bu program günümüzde Amerika Birleşik Devletleri’nin en eski sürekli kâr paylaşım programlarından biri kabul ediliyor. 

Öte yandan, kaynaklarımızı insanların çalışma şekillerini değiştirmek için de kullandık. 1920'de P&G kamuoyuna perakende satıcıların toptancılar ile aynı koşullarda doğrudan satış yapacağı bir planın duyurusunu yaptı. Bu sayede toptancılarla yaşanan mevsimsel satış dalgalanmalarının ve personelin işten çıkarılmasının önüne geçildi. Bu hareketle aynı zamanda üretim stabilize edildi ve marketlerle olan ticaretin işleyiş şekli de değişti.

1930’larda P&G, markalarını pazarlamak ve tüketicilere ulaştırmak için yenilikçi yeni bir yol kullanarak dünya radyolarının ilk “arkası yarın” programlarından biri olan “Ma Perkins”i yayınlanmaya başladı. Diğer şirketler programlarda belli bölümlere sponsorluk yaparken, P&G olarak sürecin tamamına hakim olmak adına bir prodüksiyon şirketi kurduk.

1941'de, Tüketici İlişkileri bölümünü faaliyete geçiren P&G, tüketicilerden gelen mektuplara resmi olarak cevap veren ilk şirketlerden biri oldu.

İş hayatındaki yenilikçilik günümüzde de çeşitli girişimlerle sürüyor. Örneğin: Clay Street Projesi yenilikçi düşünceyi teşvik etmek üzere oluşturulan bir P&G kaynağıdır, Signal P&G ise dijital marka oluşturmaya duyulan heyecanın yeniden canlandırılmasını hedefleyen bir etkinliktir. Ayrıca markaların ürünlerimiz hakkındaki konuşmaları ve görüşleri gözden geçirmesine imkan veren Consumer Pulse programı da başlatıldı. Kısa süre öncesinde, 2014 Olimpiyat Oyunları için hazırladığımız kampanyalarımız kayda değer beğeni kazandı; son olarak Singapur’da bir başka İnovasyon Merkezimiz daha açıldı.